Atlas Deneyi
Atlas deneyi, Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'nde (CERN) 2007 yılında çalışmaya başlayacak olan LHC hızlandırıcısında kurulan beş deneyden biridir. Diğerleri CMS deneyi, LHCb deneyi, Alice deneyi ve Totem deneyi'dir. ATLAS ve CMS genel amaçlı, LHCb b-fiziği üzerine, Alice ağır iyon fiziği ve Totem ise toplam tesir kesiti ölçümü üzerinedir.
Deneyin göbeğinde proton demetleri çarpıştıkları zaman, farklı enerjilerde bir çok temel parçacığın ortaya çıkması beklenmektedir. ATLAS deneyi şimdiye dek gözlenmiş veya gözlenmemiş bir çok parçacığı izlerini, enerjilerini, momentumlarını ölçecek şekilde genel amaçlı olarak tasarlanmıştır. LHC nin çarpışma enerjisi olan 14 TeV ve ışınlığı olan 10^34 p/cm²/s daha önce ki deneylerde ulaşılmamış özelliklerdir. Bu zor şartlar, ATLAS deneyini şimdiye dek yapılmış bütün parçacık fiziği deneyleri arasında en büyüğü ve en karmaşığı olmaya itmiştir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/ATLAS_deneyi
Bu heyecan verici deneye yarın 09 gibi başlanacak, umarım insanlık adına hayırlı sonuçlar alınabilsin ve belki öyle büyük bir zıplamanın tetikleyicisi olabilir ki, 10 Eylül 2008 de hayatta olduğumuz ve bu işe bir anlamda tanıklık ettiğimizle gurur duyarız.
Önce kuram sonra deney!
Sistemin böyle çalıştığından zaten eminiz. Şöyle sorular olurdu daha önceleri; Yani evrenin başlangıcına ait bu teori ortaya konulmadan önce evrenin başlangıcı gerçeği vardı, yok muydu?!!!
Bu soruyu duyduğumuzda biraz afalladığımızı hatırlar gibiyim :)))
Oysa şimdilerde hemen herkes gibi ben de biliyorum ki, evrenin başlangıcından kimsenin şüphesi yok; çünkü biz canlı kanıtlarız :))) Burada konu olan nasıl başladığı ile ilgili teoriler ki bunun da "kendinden menkul gerçek" cevabı yok! İnsanoğlu/kızı, nedenler geliştirecek, süsleyip püsleyecek, geneli inandırmak için çok çaba sarfedecek ve bir an gelecek kritik kütlemiz teorinin biri üzerinde aşılıverecek, işte oldu mu sana gerçek neden?! :)))
İnsanlığın ilk evrelerinde bu kandırma işlemi büyü ile yapılıyordu, daha sonra bu parçalarına ayrılıp; şiir-müzik-dans olarak işlev sürmeye başladı, daha sonra ise bilim büyünün tahtına oturdu. Bugün hala sanatın dalları, reklam sektörünün büyü etkisi varsa da bunların tümünün ortaya çıkardığı etkiyi geliştiren ve tam yerine oturmasını sağlayan bilim büyüsüdür.
Hangi yolla olduğu o kadar mühim mi?
Önemli olan biz insanların dalgayı çökertme ihtiyacı duyuyor olmamız, gerisi bazen keyifli bazen itiş kakışlı hayat gailesi. Bazen Don Juan buna boş konuşmalar der :)))
Gel gör ki O da saçmalamanın mecburiyetinde hemfikir.
Kuram denilen şey de öyle atıp sallamakla olmuyor, çünkü çok ana bir kuralı var:
Yeni bir kuramın, o konuda daha önce "dalgayı çökerterek" gerçek kılmış kanunları kapsaması gerekiyor! İşin zorluğu burda. Diş söker gibi büyütüyolar adamı vallahi!
Konu: merhaba sevgili Sibel hanım
İstanbula tayinim çıktı.
Sizinle bir dost ve ablam olarak görüşmek istiyorum. Lütfen bu şehirde beni yalnız bırakma sevgili sibel Ablam. (artık değiştim, sade bir dostumsun)
sevgi ve saygıyla...telefonumu ararsan sevinirim.
Bağlantı »
Konu: merhaba sevgili Sibel hanım
İstanbula tayinim çıktı.
Sizinle bir dost ve ablam olarak görüşmek istiyorum. Lütfen bu şehirde beni yalnız bırakma sevgili sibel Ablam. (artık değiştim, sade bir dostumsun)
sevgi ve saygıyla...telefonumu ararsan sevinirim.
Bağlantı »