<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>Altın Kanatlar</title>
        <description>Dilimin ucuna gelenler...
Resim: Heykeltraş Betül Bozkurt</description>
        <link>http://agnia.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2009 19:26:22 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>Taşındık...</title>
            <link>http://agnia.blogcu.com/tasindik_27891671.html</link>
            <guid>http://agnia.blogcu.com/tasindik_27891671.html</guid> 
            <description>Yeni adresimiz k&amp;ouml;şeyi d&amp;ouml;n&amp;uuml;nce y&amp;uuml;z metre kadar ilerde:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://sibelatasoy.com/&quot;&gt;http://sibelatasoy.com/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;Uuml;&amp;ccedil; senedir birlikte olduğumuz bu mekanı sevgiyle hatıralarımızda yaşatacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşekk&amp;uuml;rlerimle..... ( &lt;a href=&quot;http://agnia.blogcu.com/tasindik_27891671.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 04 Nov 2008 00:00:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Türk Şamanlığı</title>
            <link>http://agnia.blogcu.com/turk-samanligi_26866731.html</link>
            <guid>http://agnia.blogcu.com/turk-samanligi_26866731.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Prof.Dr.Fuzuli Bayat'ın T&amp;uuml;rk Şamanlığı kitabından ilgimi &amp;ccedil;eken bazı pasajları zaman zaman sizlerle paylaşmayı hedefliyor ve bu yolla belki sonu&amp;ccedil;ta tatminkar bir &amp;ouml;zet'e sahip olmayı umuyorum.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&quot;Hristiyan misyonerler 18-19yy T&amp;uuml;rk şamanlarını Rus y&amp;ouml;neticilerine tutuklattırır, bazen de idam ettirirlerdi. İslam da uzun zaman g&amp;ouml;&amp;ccedil;ebe toplumun yaşattığı eski inan&amp;ccedil;ları bidat adı altında dışlamış, y&amp;ouml;netim bu insanları her&amp;nbsp; zaman hor g&amp;ouml;rm&amp;uuml;şt&amp;uuml;r. Ancak buna rağmen &amp;ouml;zellikle Altay-Sayan T&amp;uuml;rkleri, Sibirya T&amp;uuml;rkleri, Moğol-Buryatlar, Tunguzlar vb. halklar her zaman şamanlara saygı g&amp;ouml;stermiş, onları yapma dinlerin kahinlerinden &amp;uuml;st&amp;uuml;n bilmişlerdir. Mesela sıradan bir Moğol, Şamanlıkla Lama dininin farkını ş&amp;ouml;yle &amp;ouml;zetlemiştir: Şamanlar bize hayat nesnelerinden anlattıkları halde, lamalar bize yalnız &amp;ouml;l&amp;uuml;m&amp;uuml; &amp;ccedil;ağrıştıran şeyleri telkin edirler.&quot;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şamanlar, yalnızlığın g&amp;uuml;c&amp;uuml;n&amp;uuml;n b&amp;uuml;y&amp;uuml;k olduğunu anlamış, bu nedenle de toplumdan uzaklaşmış, nispeten tenha yerlerde yaşamayı deneyen kişilerdir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şaman, &amp;ouml;teki d&amp;uuml;nya olarak betimlenen ruhların veya g&amp;ouml;zle g&amp;ouml;r&amp;uuml;lmeyen varlıkların dilini bilen, dolayısı ile iletişim sağlamak.. ( &lt;a href=&quot;http://agnia.blogcu.com/turk-samanligi_26866731.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 23 Oct 2008 17:55:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Ben:Sen</title>
            <link>http://agnia.blogcu.com/ben-sen_26369841.html</link>
            <guid>http://agnia.blogcu.com/ben-sen_26369841.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Bazen u&amp;ccedil;arak &amp;ccedil;oğunlukla konarak&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;ge&amp;ccedil;iyor geceler, iki arada.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;ge&amp;ccedil;irgen, katılımcı şeyler&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;benliklerimiz.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;kim kime karışmış, nedir&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;ortalama odaklanmam?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;temsili &amp;ccedil;emberlerimizin&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;i&amp;ccedil; i&amp;ccedil;e ge&amp;ccedil;miş, taranmış b&amp;ouml;lgeleri.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;neresindeyim bunun ben sahi?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;bulaşıcı hastalık gibi benliğimiz&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;kişiye ilişkiden&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;hem de her şeyle bulaşan&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;</description>
            <pubDate>Thu, 16 Oct 2008 12:45:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Değişimmmmmm</title>
            <link>http://agnia.blogcu.com/degisimmmmmm_26206901.html</link>
            <guid>http://agnia.blogcu.com/degisimmmmmm_26206901.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;-Tobias kaynaklarından alıntı-&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Benim, yeni bir sosyal toplum diyeceğim şey olacak &amp;ndash; sosyalizm ya da komunizm ile karıştırılmasın &amp;ndash; ama ger&amp;ccedil;ekten sosyal kaygıları ve sosyal gereksinimleri g&amp;ouml;z &amp;ouml;n&amp;uuml;nde bulunduran bir sosyal toplum. Ama bu yeni sosyal toplum, ge&amp;ccedil;mişte olduğu gibi kurbanların ondan eski bi&amp;ccedil;imlerde beslenmesine izin vermeyecek. Sosyal bir toplum, tek tek her bir kişinin egemenliğini/mutlakiyetini tanıyacak, ama aynı zamanda mutlak varlıklar arasındaki uyumluluğu ya da işbirliğini de. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;K&amp;uuml;resel finans durumuna b&amp;uuml;y&amp;uuml;k, &amp;ccedil;ok b&amp;uuml;y&amp;uuml;k hızla yeni &amp;ccedil;&amp;ouml;z&amp;uuml;mler (&amp;uuml;retildiğini) g&amp;ouml;receksiniz. Tam bir işbirliği i&amp;ccedil;inde, g&amp;uuml;ce dayanmayan, ama akıcı bir değiş-tokuş temeline dayanan yeni bir banka sisteminin ortaya &amp;ccedil;ıktığını g&amp;ouml;receksiniz. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ge&amp;ccedil;enlerde s&amp;ouml;z&amp;uuml;n&amp;uuml; ettiğimiz şeyleri g&amp;ouml;receksiniz &amp;ndash; bu gezegen i&amp;ccedil;in yeni yiyecek kaynaklarının ve beslenme kaynaklarının b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir hızla geliştirildiğini g&amp;ouml;receksiniz. Kanser gibi, AİDS gibi Eski Enerji sorunlarını, ve temelde Eski Enerji g&amp;uuml;c&amp;uuml;n&amp;uuml;n dengesiz enerjisinin bir sonucu olan bazı diğer hastalıkları da &amp;ccedil;&amp;ouml;zmek &amp;uuml;zere şaşılası bir hızla gelen tıbbi gelişmeler g&amp;ouml;receksiniz. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;D&amp;uuml;nya &amp;uuml;zerindeki yakıt krizi ya da enerji krizi dediğiniz şeyler i&amp;ccedil;in parlak &amp;ccedil;&amp;ouml;z&amp;uuml;mlerin geldiğini g&amp;ouml;receksiniz, ki bunlar keşfedildiğinde size &amp;ccedil;ok a&amp;ccedil;ık, &amp;ccedil;ok aşik&amp;acirc;r gelecek. İnsanların kafalarını kaşıyıp da bunu daha &amp;ouml;nce neden g&amp;ouml;rmediklerine şaşmalarına neden olacak. Bu &amp;ccedil;&amp;ouml;z&amp;uuml;mler temiz ve verimli ve bereketli olacak. Onlar, g&amp;uuml;c&amp;uuml;n gerekmemesi ve bireysel insanlara egemenliği geri getirmek gibi, aynı genel modele.. ( &lt;a href=&quot;http://agnia.blogcu.com/degisimmmmmm_26206901.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 13 Oct 2008 19:33:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İnsana ihtiyaç!</title>
            <link>http://agnia.blogcu.com/insana-ihtiyac_25764721.html</link>
            <guid>http://agnia.blogcu.com/insana-ihtiyac_25764721.html</guid> 
            <description>İnsanlığın hayatta kalması tanrılar arasında &amp;ccedil;ok sıkı bir tartışma yaratmıştı, son derece kritik bir değerlendirmeyle bug&amp;uuml;ne ulaşabildik, oysa bundan hi&amp;ccedil; haberimiz yok, &amp;ouml;ylesine sonsuzca var olacakmışız gibi hissetmenin umursamazlığı i&amp;ccedil;indeyiz, hala da &amp;ouml;yleyiz.&lt;br /&gt;Bakın Tanrı Enki (Ea), bu pazarlığı nasıl yapmıştı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ea, bilgeliğin efendisi, tanrıların ortasında konuştu...&lt;br /&gt;Konuşmaya başladı: &quot;İnsanları yok etmek niye?&lt;br /&gt;Tanrıların sunularını onlar vermiyor mu ve sizler i&amp;ccedil;in sedir ağacı yakmıyorlar mı?&lt;br /&gt;Eğer insanlar onun i&amp;ccedil;in yok edilselerdi, tanrılar &amp;ccedil;alışmaktan başlarını kaldıramazlardı,&lt;br /&gt;ve kimse size ekmek ve i&amp;ccedil;ki vermezdi artık.&lt;br /&gt;B&amp;ouml;yle giderse fırtına tanrısı, Kummiya'nın kudretli kralı, sabanı kendi s&amp;uuml;recek!&lt;br /&gt;Ve b&amp;ouml;yle giderse İştar ve Hebat&lt;br /&gt;değirmeni kendileri &amp;ccedil;evirecekler!&quot;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Bize olan ihtiya&amp;ccedil;ları ne kadar a&amp;ccedil;ık değil mi?&lt;br /&gt;(Bu konuşmalar Nuh tufanından hemen &amp;ouml;nce oluyordu, tamamaen s&amp;uuml;mer tabletlerinden alıntıdır).. ( &lt;a href=&quot;http://agnia.blogcu.com/insana-ihtiyac_25764721.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 07 Oct 2008 13:47:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kamış Duvara Sözler</title>
            <link>http://agnia.blogcu.com/kamis-duvara-sozler_25475681.html</link>
            <guid>http://agnia.blogcu.com/kamis-duvara-sozler_25475681.html</guid> 
            <description>Ea yani tanrı Enki, D&amp;uuml;nyanın &amp;uuml;st&amp;uuml;ne salınan tufanı biliyordu, tanrılar kendileri i&amp;ccedil;in &amp;ouml;nlem aldılar ve fakat B&amp;uuml;y&amp;uuml;k tanrı Enlil'in kendilerine yemin verdirmesi sebebiyle tufan haberini insanlara veremediler. Fakat Enki bu hale getirilmesinde sonsuz katkısı olan insanlığın yok olup gitmesine razı değildi; ama yemini de bozamazdı, bu sebeple ardında Atrahasis (Nuh)'in olduğunu bildiği kamış bir duvara ş&amp;ouml;yle s&amp;ouml;yledi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kamış duvar, kamış duvar! Duvar! Duvar!&lt;br /&gt;Kamış duvar, dinle! Duvar, kulak ver!&lt;br /&gt;Bir evi yık. Bir gemi yap.&lt;br /&gt;Zenginlikleri terk et. Hayatı ara.&lt;br /&gt;Mal m&amp;uuml;lk m&amp;uuml;? Onlardan nefret et.&lt;br /&gt;Hayatı kurtar.&lt;br /&gt;Her canlının tohumunu gemiye y&amp;uuml;kle.&lt;br /&gt;Senin yaptığın geminin&lt;br /&gt;&amp;ouml;l&amp;ccedil;&amp;uuml;s&amp;uuml;n&amp;uuml; &amp;ouml;l&amp;ccedil;&amp;uuml;s&amp;uuml;ne uydur;&lt;br /&gt;Eni boyuna eşit olsun.&lt;br /&gt;&amp;Uuml;zerini apsu gibi kapla.&lt;br /&gt;B&amp;ouml;ylece g&amp;uuml;neş i&amp;ccedil;ini g&amp;ouml;remiyecek&lt;br /&gt;&amp;uuml;st&amp;uuml;n&amp;uuml; ve altını kapla.&lt;br /&gt;Halat takımlarını sağlam yap.&lt;br /&gt;Zifti-g&amp;uuml;&amp;ccedil;lendirmek i&amp;ccedil;in sertleştir onu.&lt;br /&gt;Senin &amp;uuml;st&amp;uuml;ne yağmur,&lt;br /&gt;S&amp;uuml;r&amp;uuml;yle kuş, bir sepet balık yağdıracağım.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://agnia.blogcu.com/kamis-duvara-sozler_25475681.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 03 Oct 2008 15:09:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Neden Bayram?</title>
            <link>http://agnia.blogcu.com/neden-bayram_25344841.html</link>
            <guid>http://agnia.blogcu.com/neden-bayram_25344841.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Bi şeyin varlığı, yokluğu ile anlaşılıyor ya, &lt;strong&gt;bi şeyi bildiğinizde bayram yaparsınız, sevin&amp;ccedil; patlaması.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Ger&amp;ccedil;i ben her daim yiyeceğin, i&amp;ccedil;eceğin, sağlığın değerini bilirim. Her bir erik yeyişimde, ya da muz, ya da nar, ya da şeftali veya domates, onlara hayran kalıyorum. Her su i&amp;ccedil;işimde, her yıkanışımda ve bi yerim ağrımadan her nefes alışımda varlığımızın muhteşemliğini hissediyorum, bu kendiliğinden oluyor, bu şeylerin hepsini yaparken adeta ibadet eder gibi huşu i&amp;ccedil;indeyim. Ger&amp;ccedil;ekten bu bir mucize!...&lt;br /&gt;Malum deliye herg&amp;uuml;n bayrammış :)&lt;/p&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://agnia.blogcu.com/neden-bayram_25344841.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 01 Oct 2008 19:02:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Öpmek ve tükürmek üzerine</title>
            <link>http://agnia.blogcu.com/opmek-ve-tukurmek-uzerine_24524951.html</link>
            <guid>http://agnia.blogcu.com/opmek-ve-tukurmek-uzerine_24524951.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Tam kahvemi koydum ve okuduğum kitaba d&amp;ouml;nmek &amp;uuml;zere kanepeye y&amp;ouml;neldiğim anda aklıma geldi bu iş. Yok yok aslında bika&amp;ccedil; saniye &amp;ouml;ncesi var!&lt;br /&gt;Kahvemin s&amp;uuml;t&amp;uuml;n&amp;uuml; karıştırırken ortada oluşan deliğe bakarken onun bi &amp;ouml;p&amp;uuml;c&amp;uuml;ğ&amp;uuml; andırdığını hissettim, bir yandan fincanı karıştırken bir yandan ağzımla &amp;ouml;p&amp;uuml;c&amp;uuml;k hareketi yapıp benzerliğini keşfetmeye &amp;ccedil;alıştım.&lt;br /&gt;Ve yerime doğru y&amp;uuml;r&amp;uuml;rken hala havaya &amp;ouml;p&amp;uuml;c&amp;uuml;kler g&amp;ouml;nderiyordum derken parmağımı &amp;ouml;perek hava akışını &amp;ouml;l&amp;ccedil;mak istedim ve bingo! Tam da tahmin ettiğim gibi &amp;ouml;p&amp;uuml;c&amp;uuml;kle i&amp;ccedil;eri hava &amp;ccedil;ekilmekteydi!&lt;br /&gt;Demek ki bişeyi &amp;ouml;perken aslında onu i&amp;ccedil;imize &amp;ccedil;ekmeyi, o olmayı hedefleyen ve aslında BENimi iyileştirici (bu anlamda bencilce) bişey yapıyorduk. Oysa biz &amp;ouml;pmeyi hoşlanmanın ve vericiliğin işareti saymaz mıydık??!&lt;br /&gt;Hemen ardından bu kez t&amp;uuml;k&amp;uuml;rme harketi yaptım ve bu bariz olarak dışarı hava p&amp;uuml;sk&amp;uuml;rt&amp;uuml;yordu, yani kendi olanı dışa veriyordu!&lt;br /&gt;Halbuki t&amp;uuml;k&amp;uuml;rmeyi ayıplama/dışlama hareketi olarak algılarız biz! Komik ama tam da tersiymiş aslında, kendini t&amp;uuml;k&amp;uuml;rd&amp;uuml;ğ&amp;uuml;n nesneye sunuyormuşsun!!!&lt;br /&gt;Bak seeen dedim, fincan elimde kalmıştı, kitabı boşverip bunu yazmaya karar verdim.&lt;br /&gt;Şifacılar-b&amp;uuml;y&amp;uuml;c&amp;uuml;ler de &amp;ouml;yle t&amp;uuml;h t&amp;uuml;h t&amp;uuml;k&amp;uuml;r&amp;uuml;r&amp;uuml;rler, ha bi de kocakarılar, maşallah derken yapar bu rit&amp;uuml;eli (belli ki şaman atalarından ge&amp;ccedil;en bilgiler), beğendiklerine nazar değmemesi i&amp;ccedil;in t&amp;uuml;k&amp;uuml;rerek kendi enerjilerini hedef objeye kalkan ediyorlar! Yine bu kocakarılar yeni doğmuş &amp;ccedil;ocukların da &amp;ouml;yle fazla &amp;ouml;p&amp;uuml;l&amp;uuml;p koklanmasını istemezler (k&amp;ouml;ydeki deneyimlerimden hatırıma geldi), bebeğin solacağından korkarlar.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İlgin&amp;ccedil;... Sonra kendi yaptığım şifa seanslarınd.. ( &lt;a href=&quot;http://agnia.blogcu.com/opmek-ve-tukurmek-uzerine_24524951.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 20 Sep 2008 10:51:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kendimize bi kendimiz inşa etmek?</title>
            <link>http://agnia.blogcu.com/kendimize-bi-kendimiz-insa-etmek_24378111.html</link>
            <guid>http://agnia.blogcu.com/kendimize-bi-kendimiz-insa-etmek_24378111.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Kendimize bi kendimiz inşa etmek i&amp;ccedil;in ne kadar uğraşmış/uğraşıyor olduğumuzu hayretle farkediyorum. Kaybolmamak adına ne kadar &amp;ccedil;ok şeye halat ve kement atmışız/atıyoruz. İster olumlayarak isterse olumsuzlayarak kendimize nirengi noktası belirlemiş oluyoruz. Ve sonra ne yapıyoruz?&lt;br /&gt;Yan gelip yatıyoruz artık tabi, nasıl olsa teknemizi her y&amp;ouml;nden bi şeylere bağlamış durumdayız, sabitlendik, s&amp;uuml;r&amp;uuml;klenme tehlikemiz yok! Oh ne rahat hayat...&lt;br /&gt;Ta ki bir doğal felaket olup b&amp;uuml;t&amp;uuml;n halatlarımızı koparıp, teknemizi ters y&amp;uuml;z edene kadar, g&amp;uuml;venlik(!) i&amp;ccedil;inde, aynı noktada duruyoruz. (Bu aslında &amp;ouml;l&amp;uuml;m&amp;uuml; beklemek değil midir)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir tekne olduğumuz kabul&amp;uuml;nden yola &amp;ccedil;ıkılınca yaptığımız da mantıklı(!) geliyor aslında.&lt;br /&gt;Dinlerin yapmaya &amp;ccedil;alıştığı şey, sıkı sıkı sabitlenmiş teknelere biraz olsun y&amp;uuml;zmek, ş&amp;ouml;yle r&amp;uuml;zgarla seyretmek i&amp;ccedil;in g&amp;uuml;venli bir alan tahsis etmek gibi g&amp;ouml;r&amp;uuml;n&amp;uuml;yor bana. Karaya bağlı durup kalmaktansa g&amp;uuml;venli geniş bir k&amp;ouml;rfezde seyir edebilmek. B&amp;ouml;ylece gemiler &quot;hareket nedir&quot; &amp;ouml;ğrenecekti!&lt;br /&gt;Ve bunu &amp;ouml;ğrenen teknelerden bir ka&amp;ccedil;ı, k&amp;ouml;rfez dışında neler olduğunu merak edecekti?! Ki ettiler... Kuantum fiziğine b&amp;ouml;yle ulaştık. Bize enginlik gibi gelen kuant d&amp;uuml;nyası da belki yalnızca bir i&amp;ccedil; deniz?! Kim bilebilir ki!&lt;br /&gt;Korkumuz ve onu yenme i&amp;ccedil;g&amp;uuml;d&amp;uuml;m&amp;uuml;z (bunlar ikiz kardeştirler)bize daha bir &amp;ccedil;ok oyun evrenleri kurduracak. Bizden yukarıları, bizi kapsayanı g&amp;ouml;rmek m&amp;uuml;mk&amp;uuml;n olmuyor ama insan pekala aşağıları seyretme l&amp;uuml;ks&amp;uuml;ne sahip.&lt;/p&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://agnia.blogcu.com/kendimize-bi-kendimiz-insa-etmek_24378111.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 18 Sep 2008 11:48:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Salınımlar</title>
            <link>http://agnia.blogcu.com/salinimlar_24179991.html</link>
            <guid>http://agnia.blogcu.com/salinimlar_24179991.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;En temel ger&amp;ccedil;eğimiz, (en azından 3B de), bir şeyin yapılmaması gerektiğii yaparak anlıyor, yapılması gerekenleri ise &amp;ouml;nce yapmayarak anlıyor oluşumuz. Sarkacın bi yana salınımı diğer yana salınımı i&amp;ccedil;in mecburi şart oluyor. A&amp;ccedil;ık&amp;ccedil;ası ben kendi hayatımın bir devresinde salınmamayı da denedim, &amp;ouml;yle ortada belki salınım hareketi bile sayılmayacak ince bir titreme haliyle durup bekledim. Yani sarkacın bir ucuna A noktası diğer ucuna B noktası orta noktaya da C noktası der isek, b&amp;uuml;t&amp;uuml;n noktaların aynı d&amp;uuml;zlemde oluşunun canlı şahidi gibi hissediyorum kendimi :)&lt;br /&gt;Salınımlar i&amp;ccedil;in &amp;ccedil;ift yardımcı kullanılmakta olduğunu da g&amp;ouml;rd&amp;uuml;m; birincisi salınım yapmak istediğin uca doğru bir &amp;ouml;zlem/istek geliştirirken, ayrılmak durumunda olduğun nokta i&amp;ccedil;in de nefret ve tiksinti geliştirmek, salınım hızını artıran aynı değerde motivasyonlar oluyor.&lt;br /&gt;Ben hayatım boyunca diğer ivmelendiriciyi kullanmamıştım yani ayrılacağım noktadan nefret edemiyordum, belki bu sebeple kendi i&amp;ccedil;imde şiddetli acılar hissediyordum. Doğamız b&amp;ouml;yle sevdiğimiz şeyle sonsuza kadar kalmak isteriz. Ama i&amp;ccedil;imizdeki başka bişey bir &quot;meydan okuyucu&quot; buna izin vermez, belki de atalarımın g&amp;ouml;&amp;ccedil;ebe oluşu h&amp;uuml;crelerime sinmiştir ve der ki, GİT... BIRAK GİT... &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; az sonra burası kuruyacak otlar sararacak ve hayvanlarını otlatamaz olacaksın :) Ve o durum geldiğinde hala burda olursan bir&amp;ccedil;ok hayvanın a&amp;ccedil;lıktan ve susuzluktan telef olacak, topluluğunun fertleri bitkin d&amp;uuml;şecek, elastikiyetini kaybedeceksin ve bu durumda ger&amp;ccedil;ekten bulman gereken yeni ve yesil otlağı bulacak kadar uzun y&amp;uuml;r&amp;uuml;y&amp;uuml;ş yapacak kudretin kalmayacak, hen&amp;uuml;z g&amp;uuml;&amp;ccedil;l&amp;uuml;yken, herşey yolundayken BIRAK ve GİT!&lt;br /&gt;Ve giderken geride kalanı kutsa, onu sevgiyle bırak.&lt;br /&gt;İşte bu duygular sanırım bana atalarımdan miras kaldı. Ve bu, g&amp;ouml;&amp;ccedi.. ( &lt;a href=&quot;http://agnia.blogcu.com/salinimlar_24179991.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 15 Sep 2008 11:34:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://agnia.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>